<div id="ctl00_head_PlaceHolderPageTitle_RichHtmlField15__ControlWrapper_RichHtmlField" style="display:inline">Yerel Yönetimler</div>
ana sayfa  iletişim  
Ana Sayfa > İstanbul Büyükşehir Belediyesi > Bilgi Hizmetleri > Yerel Yönetimler
İnteraktif Uygulama
e-belediye
 
Yerel Yönetimler

Hemen her ülkede yönetim görevi ve sorumluluğu genel yönetim ve yerel yönetim olarak iki ayrı otorite ve örgüt arasında paylaştırılmıştır.

Türkiye'de geçmişi çok eskilere gitmeyen yerel yönetimler Tanzimat döneminde ve 1854’ten sonra kurulmuştur. Hukuki niteliklere sahip yerel yönetimlerin kuruluşu ise Cumhuriyet döneminde gerçekleştirilmiştir. 1924’te çıkartılan 442 sayılı Köy Kanunu ve 1930’da çıkartılan 1580 Sayılı Belediye Kanunu ile tüzel kişiliğe sahip Köy ve Belediye idareleri kurulması sağlamıştır.

Ancak, Cumhuriyetin ilk yıllarında atılan bu önemli adımlara rağmen yerel yönetimler uzun süre toplum yönünden çok önem kazanamamış; hatta İl Özel İdarelerinin varlığı dahi anlaşılamamıştır.

Dünyada ve Türkiye’de yaşanan değişimlere rağmen, 1960’lı yıllara gelindiğinde de yerel yönetimlerin toplum hayatındaki rolünün çok değişmediği görülmektedir. 1961 Anayasasının mahalli idarelere ilişkin 116.maddesinin bu kurumlarla ilgili herhangi bir yenilik getirmemiş olması bunun önemli bir göstergesidir.

Köyden kente göç edenlerin 1970’li yıllardan itibaren sebep olduğu ölçüsüz ve dev boyutlardaki kentleşmenin belediye hizmetlerini yetersiz hale getirmesi sonucu başlayan toplumsal huzursuzluk yerel yönetimlerin bir anda önem kazanmasına neden olmuştur.

Genel seçimlerle yerel seçimleri değişik siyasal partilerin kazanması ve belediye başkanları ile İktidar Partisi arasında yaşanan tartışma ve çatışmalar belediyeleri toplumun gündeminde önemli bir yere taşımıştır.

1982 Anayasası ile yerel yönetimlerin vesayeti konusunda 1960 Anayasasına göre daha açık düzenlemeler yapılmış ve genelde olumlu değişikliklere gidilmiştir.

1982 Anayasasının 127. maddesine göre; ‘’Mahalli İdareler; il, belediye veya köy halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esasları kanunda belirtilen ve karar organları, gene kanunda gösterilen, seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzel kişileridir.’’

1982 Anayasasının 127.maddesinin 5.fıkrasında,

"Merkezi idare, mahalli idareler üzerinde mahalli hizmetlerin idarenin bütünlüğü ilkesine uygun şekilde yürütülmesi kamu görevlerinde birliğin sağlanması. Toplumun yararının korunması ve mahalli ihtiyaçların gereği gibi karşılanması amacıyla, kanunda belirtilen esas ve usuller dairesinde idari vesayet yetkisine sahiptir."

Şeklinde yer alan hükümle de merkezi idarenin mahalli idareler üzerindeki denetim yetkisi ve sınırları net olarak ortaya konmaktadır.

Ülkemizde mahalli idare sistemi içerisinde üç tür yerel yönetim kuruluşu vardır. Bunlar "İl Özel İdaresi", "Belediyeler" ve "Köy"lerdir. Anayasanın 127 nci maddesi ile mahalli idare sisteminin genel yapısı çizilmiştir. Bu yapının ana özellikleri şunlardır :
 
- Tüzel kişilikleri olan özerk kuruluşlardır.
- Karar organları seçimle işbaşına gelir.
- Yerel yönetim organlarının seçimle gelen temsilcilerinin bu sıfatlarını kaybetmeleri ancak yargı kararı ile olur. Merkezi idare sadece geçici bir süre görevden uzaklaştırabilir.
- Görevler yasa ile belirlenir.
- Merkezi idarenin sınırlı vesayet yetkisi vardır.
- Yerel yönetim kuruluşlarına görevleri ile orantılı gelir kaynakları sağlanır.
- Yerel yönetimler Bakanlar Kurulu kararı ile aralarında birlik kurabilirler.
- Büyük yerleşim merkezleri için özel yönetim biçimleri getirilebilir.

Anayasamızda mahalli idareler, "İl, belediye ve köy halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere, kuruluş esasları kanunla belirlenen ve karar organları gene kanunda gösterilen seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzel kişileri" olarak tanımlanmakta ve merkezi idare ile birlikte İdarenin ayrılmaz bir parçası olarak kabul edilmektedir.

Ülkemizde, çağdaş anlamda mahalli idareler Cumhuriyet'in ilk yıllarında kurulmaya başlamıştır. Nitekim, mahalli idarelere ilişkin temel yasalar da bu yıllarda yürürlüğe konulmuştur.

- 1580 sayılı Belediye Kanunu 1930,
- 442 sayılı Köy Kanunu 1924, tarihlidir.
- Özel İdarelerin kuruluş ve görevlerini düzenleyen Kanun ise İmparatorluk döneminden kalma 1913 tarihli "Geçici" bir kanun olmasına rağmen, Cumhuriyet döneminde muhafaza edilmiştir.

Bütün bu Kanunlarda yerel nitelikte kamu hizmetlerinin ağırlıklı olarak mahalli idarelerce görülmesi öngörülmüştür.

İstanbul'u Sayılarla Bilmek
Araştırma Müdürlüğü'nün hazırladığı Sayılarla İstanbul verilerine ulaşabilirsniniz
Detaylar için tıklayınız
 
İstanbullu Olma Bilinci
İstanbullulara "kendinizi İstanbullu hissediyor musunuz?" sorusunu sorduk.
Araştırma Sonuçları için tıklayınız

Reklam / Hizmet Duyurusu



 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


İstanbul Büyükşehir Belediyesi  / Başkanlık Santral Telefonları Saraçhane: (0212) 455 13 00
Merter: (0212) 449 40 00,  webmaster@ibb.gov.tr