Ana Sayfa İstanbul' da Hava Afet Bülteni Yayınlar Deprem Önlemleri Son Depremler


ADAPAZARI-MUDURNUSUYU
DEPREMİ
22 TEMMUZ 1967
 
 
Odak Mekanizması
Adapazarı Mudurnusuyu Depremi Odak Mekanizması
 
Şiddet Haritası
Adapazarı Mudurnusuyu Depremi Şiddet Haritası
   

Tarih

Saat (UTM)

Enlem(N)

Boylam(E)

Derinlik(km) 

 Ms

Yer

22.07.1967

16:56:59

40.67 

30.69 

6.8 

Mudurnu


Ambraseys ve dig. (1967) Mudurnusuyu vadisi depreminin episantral alanının yapısal olarak Pontidler blogu üzerinde yer aldığını belirtmişlerdir. Blok metamorfiklerden oluşmuştur. Genellikle diyorit, mikasist, gnays ve amfibolit sistler yaygındır. Kristalin seri bölgenin temelini oluşturmaktadır. Silüriyen ve Devoniyen, killi sist ve kireçtaşlarından oluşur ve koyu renklidir. Jura, çoğunlukla volkanik tüflerdir ve Mudurnu dağlarının eteklerindeki küçük tepeleri oluştururlar. Bunlar daha genç formasyonlardan bir fay ile ayrılmıştır. Bu fay Yeniköy'ün güneybatısından Harmanseki'ye kadar uzanır. Başka yerlerde Jura'ya ait çökeller filis fasiyesindedir. Üst Kretase yavaş geçişlidir. Alt Kretase Kireçtaşları bölgede geniş bir alanı kapsar ve fay zonu içinde ya da yakınındaki kesimde Mudurnusuyu vadisinin güney yamaçlarını oluşturur. Yarbası'nın doğusunda kireçtaşları breslesmiştir. Kireçtaşları yavaş yavaşÜst Kretase filisine geçer. Filis kil-kumtaşı-konglomera ve arasıra kireçtaşından oluşur. Bunlar Devoniyen formasyonları üzerinde diskordan (uyumsuz) olarak bulunur. Fay zonu içindeki İgneciler güneyi ve Seymen kristalinler üzerindedir.

Eosen filisi çoğunlukla zonun batı kesiminde ve Üst kretase filisi üzerinde diskordan olarak bulunur. Pliyosen tortulları ve toprak, zayıf çimentolu kumtaşı ve killerden oluşmuştur. Adapazarı ovasının güney sınırında yeralmaktadır. Karadağ'ın büyük kesimini kapsar. Bu filis fay zonu içerisinde de yer yer ortaya çikar ve küçük grabenlerin tabanını oluşturur. Kuvaterner genellikle çakıl ve siltli kumlardan oluşur. Fay zonunda alüvyonlara rastlanmaz. Genellikle derin vadilerin tabanında gözlenir. Adapazarı ovasında yapılan bir sondajda 103 m de anakayaya ulaşılamamıştır.

Yamaç molozları çoğunlukla Alt Kretase kireçtaşlarından türemiş olup zonun orta kesimini örter. Bu molozların bir bölümü bazı yerlerde çimentolu olup dik yamaçlar oluşturmuştur. Birinci, ikinci, üçüncü zamanda asit püskürmeler olmuştur. Granit, siyenit, diyorit ve özellikle serpantinler fay zonu içinde ve dışında yüzeye kadar çıkmıştır. Püskürükler çok çeşitli değildir. Andezitler Üst Kretase'den Genç Eosen'den yaşlıdır. Püskürükler fay zonunda görülmüş olup yeni bir faylanma ile kesilmiştir.
Fay zonundaki evlerin Abant'tan Sapanca'ya kadar hemen hemen tümü ahşap karkaslı bir yada üç katlıdır. Duvarlar da ahşap olup dolğu malzemesi olarak samanlı kıl harcı, büyük çakıl ya da blok kerpiç kullanılmıştır.

Adapazarı ilçesi Sakarya nehrinin verimli sulak vadisi üzerinde kurulduğu için zemin koşulları yapılaşma için elverişsizdir. Evler çok sığ hasır ya da sal temel üzerinde kurulmuştur. Daha ağır olan eski yapıların çoğu ahşap hasır yada kısa kazıklara oturtulmuştur. Bunların bazılarının boyları 10 m den 20 m ye kadar değişir. Yeraltısu seviyesi 50 ile 200 cm aşağıdadır ve mevsimine göre dalgalanmalar gösterir. Bunun sonucu olarak zemin yumuşaktır. İlçede 900 ev onarılamayacak derecede hasar görmüştür. Özellikle ahşap ve betonarme karkaslı yapılarda etki yalnızca sıva çatlaklarıdır.

Güçlü (1969), depremin yapılar üzerindeki etkilerini belirtirken bölgedeki yapıları beş gruba ayırmıştır.

1. Ahşap Yapılar: Orman içi yada kenarındaki köylerde bu tip yapı türü yaygındır. Kaba iyi işlenmemiş. Kereste kullanılmıştır. Çoğu iki ya da üç katlıdır. Çok hasar görmüş olanlarında birinci katları tamamen yıkılmıştır.
2. Ahşap Karkas yada Tuğla Dolgu ile Yapılmış Evler: Bu tip yapılar ilçe ve bucak merkezlerinde yaygındır. Evlerde hasar çoktur. Ahsap dikmeler egilmiş, tuğla dolgular çerçevelerinden fırlamıştır.
3. Bağdadi Yapılar: Köşe dikmelerinin arasında kısa mesafelerle çok sayıda dikme kullanılmış ve dikmelerin arası yapının içinden ve dışından kısa çıtalar çakılarak ızgara halinde kapatılmıştır. Bunların üzeri toprak veya horosan harçla sıvanmıştır. Bu tür evler eğilmiş, bacakları yıkılmış ve bazıları temel üzerinde yatay hareketle burkulmuştur.
4. Tuğla Yığma Yapılar: Bu tür yapılar yaygın değildir. Ancak birkaç tanesinde ekiler oldukça önemlidir. Hatıllar kopmuş ve duvarlar yıkılmıştır.
5. Betonarme Karkas Yapılar: Sakarya il merkezi ile Sapanca ve Akyazı ilçe merkezlerinde bu tür yapılar vardır. Sakarya il merkezinde bu tip yapılarda önemli hasar gözlenmiştir. Bölgede ilginç bir olay, fay izi üzerine rastlayan yapıların tümüyle yıkılmamış olmasıdır.

Sigirliköy ve Çakıroğlu köylerindeki yer kaymaları sonucunda evler harabeye dönmüştür. Yarbaşı köyü kayan alan içerisinde kalmış bütün evler yıkılmıştır. Yaklaşık 2 km2 lik bir alan yamaç aşağıya uçmuştur. Kayan malzeme Kretase filisinin killi seviyesidir.

Depremde 148 kişi yaralanmış, 43 kişi yaşamını yitirmiştir.

Uz (1969) depremin art sarsıntılarını incelemiştir. Art sarsıntıların tümü ana şok episantrinin batısında kalmaktadır. Art sarsıntılar doğuda Dokurcan, batıda İzmit, kuzeyde Kandıra ve güneyde Bilecik arasındaki geniş bir alana dagılmaktadır. Magnitüdü 4 ve daha büyük art sarsıntılar Adapazarı ile Akyazı arasında esas sarsıntının güneyinde olmak üzere Dokurcan vadisinin batı ucunda toplanmıştır.

Depreme ait  eşşiddet haritası ve odak mekanizması çözümü sırasıyla Şekil 1 ve Şekil 2 de verilmektedir.



Yararlanılan Kaynaklar
İBB Ana Sayfa İletişim Site Haritası İBB AKOM English